top of page

AĞRI DENEYİMLERİNİ ETKİLEYEN PSİKOLOJİK MEKANİZMALAR

Yazarın fotoğrafı: Mehmet AliMehmet Ali

Güncelleme tarihi: 13 Eyl 2024

Türk Dil Kurumu ağrıyı: ''Sinir uçlarının şiddetli biçimde uyarılmasıyla ortaya çıkan, vücudun herhangi bir yerinde oluşan rahatsızlık hissi.'' olarak tanımlamıştır. [1]


Kişilik Özellikleri

Beş faktör kuramı geçerlilik ve güvenirlilik puanlarının yüksek olması sebebiyle psikolojide kullanılan bir yaklaşımdır. Bu kurama göre kişilik özelliklerimiz: dışadönüklük, açıklık, nevrotiklik, uyumluluk ve özdisiplin altında toplanabilir. Çalışmalar nevrotik kişilik özelliği gösteren insanların acıya daha fazla duyarlı. Dışadönük kişilik özelliği gösteren insanların ise acıya daha az duyarlı olduğunu göstermiştir. [2] [3]

Dikkat ve Konsantrasyon

Hiç bir şeye çok odaklanmışken birinin size dokunduğunu veya seslendiğini duymadığınız oldu mu? Dikkat ve konsantrasyonun, ağrı deneyimizi etkilemesini kapı kontrol kuramı bağlamında açıklayabiliriz. Bir ağrı deneyimi yaşadığımızda farklı türden ağrı akımları ve ağrıyla ilgili olmayan akımlar nöronlar aracılığıyla beyne giderken bir darboğazdan geçerler ve bazı akımlar diğer akımlara baskın gelerek diğerlerini kapatırlar. Sürekli giden akımlar acı deneyimimiz, baskın gelen akımlar da dikkat derecemiz olabilir. Elimizi çarptığımızda sallamamız, emmemiz vs. yine bu kuram bağlamında açıklanır. Dikkat düzeyimiz o an ağrıyı deneyimlememizde etkilidir. [4] [5]

Düşünceler

Şüphesiz düşüncelerimiz; davranışlarımızı, duygularımızı, fizyolojik tepkilerimizi ve daha birçok şeyi etkilerler. Bir ağrı deneyimi yaşadığımızda da düşüncelerimizin bu ağrı deneyimini etkilediğini söyleyebiliriz. İnsanlar bir olayı algılarken olduğu gibi algılamazlar kendi süzgeçlerinden ve deneyimlerinden geçirdikten sonra algılarlar. Bu algılama sırasında bazı bilişsel çarpıtmalar meydana gelebilir. Bilişsel çarpıtmalar, insanların düşünme süreçlerinde mantıksız ve genellikle olumsuz inançlara kapılmasına neden olan zihinsel tuzaklardır. Her insanda belli bir seviyede olabileceği gibi psikopatolojiye sahip insanlar da bu çarpıtmalar daha fazla görülür. Bu çarpıtmalardan biri felaketleştirmedir. Örneğin bir panik atak hastası küçücük bir olayı abartıp felaket olarak yorumlarlar. Kalbinin biraz hızlı atması onun için ''ölüyorum'' ''kalp krizi geçiriyorum'' gibi otomatik düşünceleri ortaya çıkarır ve bu düşünceler ağrının olduğundan daha fazla algılanmasına yol açar. Sonuç bir kısır döngüdür. Seçici soyutlama, duygudan sonuca atlama gibi çarpıtmalar da ağrı deneyimimizi etkiler. Örneğin bazı somatoform bozukluğuna sahip hastalar beden duyumlarını soyutlayıp üzerine düşüp sanki çok büyük bir ağrı hissediyormuş gibi yorumlarlar. Bu tip yanlış ve çarpık yorumlamalar ağrı deneyimizi kısır döngüye sokup arttırılar. Öte yandan ağrıyı çok önemsemeyen bir düşünce tarzı da ağrıyı hafifletebilir. [6] [7] [8]


Pekiştireçler

Pekiştireçler bir davranışın sıklığını artırma olasılığı olan uyarıcılardır. Özellikle ağrı duyduğumuzda gelen ilgi, şefkat gibi pekiştireçler olmayan ağrıları yaratmamıza sebep verebilir. Bu durum özellikle hipokondriya ve yapay bozukluk gibi hastalıklarda görülür. Bu yaratılan ağrı genelde bilinçli bir düzeyde yaşanmaz ve ağrı yaşayan kişiye gerçekmiş gibi görülebilir. Sosyal pekiştireçler de ağrı deneyimlerinin kültürel boyutta neden farklılaştığını anlamamıza yardımcı olabilir.[9]


Ağrı üzerine söylenilecek halen çok fazla şey vardır. Bu yazıda ağrı deneyimlerimizi etkileyen genel psikolojik mekanizmalardan bahsetmeye çalıştım.


REFERANSLAR

[6] John M. Neale, et al. (1974). Abnormal Psychology. Yayınevi: Türk Psikologlar Derneği. sf: 127-1



 
 

Comments


  • Instagram

Bültenimize Abone Olun

İletişim

bottom of page